"...Şimdi çok kişinin anımsamadığı 70’lerde ardı ardına plaklar yapan Esengül diye bir şarkıcı vardı. Arabesk müziğin klasiği sayılabilecek, çoğu Abdullah Bayşu ile Orhan Akdeniz imzalı ‘hit’ şarkıların sahibidir. Meyhanelerin vazgeçilmez sesi olmuş, o yıllarda özellikle Anadolu’da bir fırtına gibi esmiştir. O dönem için hayli moda olan, şarkıları hafif hıçkırarak söylemek, yapmacık vurgularla sesi dalgalandırmak gibi bir üsluba sahiptir. Sesine savunmasızlık, yaralanabilirlik kazandıran bu üslup, içli ve dokunaklıdır. Yapmacıktır ama, asla samimiyetsiz değildir..."

 

Murathan Mungan - Bir Kutu Daha

 

Gerçek adıyla Esen Ağan 1979 yılında 24 yaşında bir araba kazasında ölmüş bir arabesk müzik yorumcusuydu. Bergen'le aynı dönemlerde sahne almıştı. Öldüğünde çok gençti. Sesini biraz teatral kullanıyor olsa da hafızada kalan güzel bir sesi vardı. Sonradan nicelerinin ve Seda Sayan'ın da yorumladığı "Taht Kurmuşsun Kalbime" şarkısı hala bir yerlerde rakı kadehlerimizin ucuna dokunur. Esengül, dönemine damga vuran diye tanımlanmıştır hakkındaki pek çok yazıda. Bunun nedeni geniş arabesk repartuarı olduğu gibi aradan geçen zamana rağmen unutulmayan parçaları ve magazinsel ilişkileridir. Şarkıcılık kariyeri katıldığı bir ses yarışması ile başlamıştı. Annesi konservatuar mezunuydu. İlk müzik eğitimini annesinden almıştı. Daha 15 yaşındayken bir ses yarışmasında birinci oldu. İlk 45'liğini 1971 yılında yaptı.

 

Esengül sadece şarkıları ve sesiyle değil özel hayatıyla da ilgi çeken bir genç kadındı. Adnan Şenses'le imam nikahı kıymış ardından Beşiktaşlı futbolcu Tayfun'a kaçmıştı. Magazin basını çalkalanıyordu. Ancak bunların dışında zamanının mafya mensupları (kabadayı) ile de yakın ilişkisi vardı. Öncelikle tarzı nedeniyle onlar arasında popüler olduğunu düşünüyorum ama bu karanlık kesimle gönül ilişkileri de yaşamıştı. Hatta Hürriyet Gazetesi'ndeki bir habere göre Esengül'ü takip eden emniyet teşkilatı zamanın mafya mensuplarından birkaçını da yakalamıştı.

 

Çalıştığı yerlerdeki müşteri profilinin de bu tür insanlardan oluştuğu söyleniyor ama rivayet rivayeti doğurur biliriz ki. Hele ki bunların ortasında 1979 yılında 24 yaşında ölmüş bir Türk kadını duruyor ise bundan kaçış yoktur. Sahne aldığı mekanlardan birinde acımasızlığıyla nam salmış Oflu İsmail'in istediği "Taht kurmuşsun kalbime" parçasını söylediği parçayı kesip icra etmeye başlamadığı için mekan sahibi Akbulut Karaoğlu ve şef garson Oflu İsmail tarafından öldürülmüştür.

 

Esengül bir röportajında magazin muhabirine; "Evli erkeklerle aşk yaşamak hoşuma gidiyor. Çünkü eşlerinin çektiği acı bana zevk veriyor" demiş. Tabi kendisi hayatta olmadığı için tekzip edip etmediğini bilmiyoruz ama evli erkeklerle beraber olduğu bilgisine de sahibiz. Hatta öldüğü gece yanında evli işadamı Faruk Özfıratlı vardı. Her ikisi de kendilerine bariyer korkuluklarının saplanması sonucu hayata veda ettiler. Kaza polis tutanaklarında "alkol ve aşırı hız" olarak yer aldı. Bunun bir mafya hesaplaşması olduğu ise uzun süre konuşuldu.

 

Velhasıl bazı kadınlar vardır ki karanlık dünyanın cazibesine kapılırlar. Karanlık cazibeli midir? Mafya babalarının neden avukat sevgilileri olur? Güç insanları kendine çeken bir ışık kaynağı mıdır? Bunlar hep üzerinde düşündüğümüz ve düşüneceğimiz şeyler ancak bilinen şudur ki; dark side'tan dönüş yolu çiçeklerle bezenmemiştir.

 

Esengül'le ilgili aşağıdaki yazı da bizi aydınlatacak cinsten;

Bergen acıların kadınıysa Esengül neşelerin kadınıydı

Yorumlar

Evet beterin beteri var. Biz

Evet beterin beteri var. Biz hepsini bir bir tecrübe ediyoruz zaten.

 

Defalarca ve defalarca.

Defalarca ve defalarca.

bkz. Bir bakıp çıkçam

bkz. Bir bakıp çıkçam

Son Ğı'lar

Posta